Meme kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi şansı yüksek olan bir hastalıktır. Bu nedenle, düzenli kontroller ve bilinçli takip hayati öneme sahiptir. Meme kanserinin tespiti için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:
Kendi kendine meme muayenesi, erken teşhiste önemli bir adımdır. Kadınların her ay düzenli olarak yapması önerilen bu muayene, memedeki anormallikleri fark etmeye yardımcı olabilir. KKMM yaparken dikkat edilmesi gerekenler:
Düzenli doktor kontrolleri, meme kanseri taramalarında büyük önem taşır. Kadınların 20 yaşından itibaren en az 2-3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez genel cerrahi veya kadın hastalıkları uzmanına muayene olması önerilir. Doktor tarafından yapılan fiziksel muayene, elle muayene ve risk değerlendirmesini içerir.
Mammografi, meme kanserinin erken teşhisinde en etkili görüntüleme yöntemlerinden biridir. Özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınların yılda bir kez mammografi çektirmesi önerilir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlar için bu yaş daha erkene çekilebilir.
Meme ultrasonu, özellikle yoğun meme dokusuna sahip kadınlar için mammografiye ek olarak kullanılabilir. Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme ise yüksek risk grubundaki kişilerde daha detaylı inceleme sağlamak için uygulanabilir.
Eğer doktor muayenesi veya görüntüleme yöntemlerinde şüpheli bir kitle tespit edilirse, biyopsi yapılarak kesin tanı konulabilir. Biyopsi, şüpheli dokudan alınan örneğin laboratuvar ortamında incelenmesi işlemidir.
Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan kişiler için BRCA1 ve BRCA2 gibi genetik testler önerilebilir. Bu testler, kişinin meme kanseri riskini belirlemeye yardımcı olabilir.
Meme kanserinin erken teşhisi için bilinçli olmak ve düzenli kontrolleri ihmal etmemek büyük önem taşır. Kendi kendine muayene, doktor kontrolleri ve tarama testleri sayesinde meme kanseri erken evrede yakalanabilir ve tedavi başarı oranı artabilir. Sağlığınızı korumak için belirtilen yöntemleri düzenli olarak uygulamayı unutmayın!